Ana Sayfa Künye İletişim
Konular Yayın Akışı Foto Galeri Ziyaretci Defteri Canlı Yayın
Yeni Kayıt Üye Giriş

<< Onceki    1  |  2  |  3  |  4  |  5  |    Sonraki >>    
11:00 Şimdi Kur'an, hiçbir kaynakta bulamayacağımız bir olaya, İnsan neslinin ortaya çıkış serüvenine giriyor. Bu konuda bize ilahi malumatlar veriyor.''Hani Rabbin bir zaman meleklere ben yeryüzünde bir ardıl, halife, vekil yaratacağım demişti. Melekler de cevap vermişlerdi. Sen yeryüzünde kan dökecek, orayı fesada verece birilerini mi yaratacaksın? Oysaki biz seni hamd ile tesbih ve tasdik ediyoruz. Allah'ta onların bu endişelerine cevap verdi. Sizin bilmediklerinizi kuşkusuz ben biliyorum.''
08:13 ''Sonra, otoritesini göğe yöneltti ve gökleri 7 aşamada dizayn etti, yarattı. O, her bir şeyi, en ince ayrıntısına kadar, mükemmel bir biçimde bilendir.'' Buradaki 7 gök olarak düzenleme, Allah'ın otoritesi ile yaptığı bu düzenlemenin ne anlama geldiği konusu tefsirin problemlerinden biridir. Buradaki 7 rakamı Arapçada kullanılan bir kinaye rakamıdır. Yani kat kat olduğu anlaşılabilir. Bazı müfessirler 7 aşama olarak düşünmüşler. Bazı müfessirler yıldızlarla açıklamaya çalışmışlar.
06:25 ''Sonra ona döndürüleceksiniz. O (kendisine döndürüleceğiniz, O Allah) ki; yeryüzünde bulunan her bir şeyi sizin için yarattı.'' Buradaki bu ibareden fıkıh usulcüleri, var olan her bir şeyin insan için var olduğu sonucunu çıkarmışlar. Ve buradan yola çıkarak da Fıkhın şu değişmez kuralını koymuşlar: Eşyada, varlıkta, aslolan mübahlıktır. Bir şeyin serbestliğine delil aranmaz, yasaklığına delil aranır. Eğer yasaklığına delil yoksa, o şeyin var olması bizatiği serbest oluşunun delilidir.
04:26 28. Ayette, yaratılış konusunda, bizim dikkatimizi vahye çevirmekte. Yani fiziki ve fiili vahye çevirmekte. Sizi ölü iken dirilten, sonra öldürecek olan ve sonra yine diriltecek olan, Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? O Allah'ın yaratışını nasıl oluyor da inkar edebiliyorsunuz? Buradaki ölü iken diriltmekten kastın, yok iken, yeni bir yaratılış, varlık alemine çıkış manasında olduğu açık.
03:47 25. Ayetle iman edenlere müjde gelir. 26. Ayette Allah'ın vahyine iki tür yaklaşım sergilenir. Bir iman eden müminin yaklaşımı. Birde inkar eden kafirin yaklaşımı.Bunun ardından ise yine göklere ve yere ve bunların yaratılışına çevrilir gözler.
02:34 Bunun ardından, sure, hitabını tüm insanlığa yönlendirir. Ve insanın vicdanına seslenerek, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olmaya, davet eder. Onun ardından ise yerlerin ve göklerin yaratılışını açıklar. Bu yaratılışla vahiy arasında bir ilişki kurar. Adeta insana derki; Allah'ın kainat ve doğa ayetleri ortada iken, onları gözünle görürken, onlarla yaşarken, onları inkar edemiyorsun da niçin Allah'ın vahyini inkar ediyorsun?
1:45 İlk beş ayetinde Müminler ve İman ele alınır.Ondan sonra İki ayette kafirler ele alınır. Ondan sonra gelen tam 12 ayette ise münafıklar ele alınır. Yani bu sure insanlığı ikiye ayırarak başlar. Hak ehli ve batıl ehli. İman edenler, İnkar edenler. İnkar edenleri de kendi içinde ikiye ayırır, inkarını açıklayanlar ve inkarını kalbinde gizleyenler, yani münafıklar.
00:45 Dersimize başlamadan önce, buraya kadar tefsirini yaptığımız ayetlerin bir özetini vermem gerekiyor. Bakara Suresi, Müslümanların Yahudileşme tehlikesine dikkat çeken ve içerisinde Musa Aleyhisselam'ın ümmeti İsrailoğulları'nın Yahudileşme sürecini baştan sona veren ve bu muhtevasıyla Kur'an-ın başına bilinçli olarak yerleştirilen bir sureydi.
1:27:20 Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalarlar ile ne demek isteniyor? Birleştirilmesini emrettiği: 1- Allah ile İnsan arasındaki irtibat. 2- Allah ile Peygamber arasındaki irtibat. 3- Din ile Dünya arsındaki irtibat 4- Akıl ile Vahiy arasındaki irtibat 5- Eşya ile Kutsal arasındaki irtibat. Özetle; Din ile Toplum arasındaki irtibat koparılırsa; yeryüzünde bozgunculuk çıkarılır. Ve hüsrana uğranılır.
1:26:35 Onlar ki, Allah'a verdikleri sözden sonra, Allah'a verdikleri sözlerini bozdular. Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyide bozdular. Ve yeryüzünde bozgunculuk çıkardılar. İşte sonunda hüsrana uğrayacak olanlar da onlardır.
1:24:13 Allah bize; Allah şöyle dedi, şöyle buyurdu, deyince nasıl bir tavır almamız gerektiğini öğretiyor. Allah bir sineği yada ondan daha küçük bir şeyi misal vermekten kaçınmaz. İman edenler bilirler ki, gerçek, Rableri katındandır. Küfre sapanlara gelince: ''Allah bununla ne demek istedi?'' derler. Bununla Allah bir çoğunu saptırırken, bir çoğunu da doğru yola yöneltir. Ve fakat yoldan çıkmışlardan başkasını kesinlikle saptırmaz.
1:20:34 Orada kendilerine birşey ikram edilse, derler ki, biz daha öncede böyle bir rızka kavuşmuştuk. Oysa o nimetlerin çağrıştırdığı belli belirsiz bir benzerlik. Ve onlar için orada tertemiz eşler vardır. Ve onlar arada uzun bir müddet kalacaklardır.
1:17:55 İman eden ve salih amel işleyen kimseleri müjdele. Kıyısından ırmaklar akan cennetler onların olacaktır. Salih amel Kur'an-i bir tabirdir. Kur'an-a göre bir eylemin salih olması için: 1- O eylem doğru, dürüst bir eylem olmalıdır. 2- Özünde iyi olmalıdır. 3- Barışa yönelik olmalıdır. 4- Özünde yararlı olmalıdır.
1:15:46 Ki yapamazsınız. Kesinlikle yapamayacaksınız. O halde yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun kendinizi. Kur'an-ın kaynağının ilahi olduğundan şüphe etmeyin. Allah'ın yolundan çıkanlar başka yola saparlar.
1:15:05 Eğer kulumuz üzerine indirdiğimiz şeyden şüphe içindeyseniz, haydi onun benzeri bir sure getirin. Ve çağırın Allah dışındaki tüm şahitlerinizi tabi dürüstseniz.
1:12:36 O Rab ki, yeryüzünü size döşek kıldı. Göğüde size tavan kıldı. Yerleri ve gökleri sizin emrinize verdi. Onun için hayat buldunuz. Ve gökten yağmur indirdi, o yağmurla sizin için çeşitli meyvelerden rızıklar verdi. O halde Allah'a ortaklar koşmayın.
1:10:31 Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize, yalnızca Rabbinize kulluk edin ki korunasınız.
1:06:55 Şimşek neredeyse onların gözlerini alacaktı. Şimşek ne zaman aydınlatsa, o aydınlıkta ilerlerler. Ne zamanda karanlık çökse ayakta kalakalırlar. Ve eğer Allah dileseydi, işitme ve görme duyularını tamamen giderebilirdi. Allah'ın gücü herşere yeter.
1:03:34 Yada bu adamın durumu Gökten inen bir sağnak gibi yada bu sağnakta karanlıklar var gök gürültüsü var şimşek var. Karanlıklar içinde kalmış bu adam parmaklarını kulaklarına tıkıyor. Ölüm korkusuyla. Allah kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
1:02:50 Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler artık geri dönemezler.
1:00:20 Onların durumu, bir ateşi yakan adamın durumu gibidir.O ateşin ışığı ateşi yakan adamın etrafını aydınlatır aydınlatmaz, Allah o adamın gözünün nurunu alıverir. Artık göremezler.
57:22 İşte böyle yapanlar varya; Onlar hidayeti verip karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Onların ticaretleri kar etmemiştir. Onlar doğru yolu bulacak ta değiller.
56:45 Allah onların alaylarına karşılık verecek. Ve terk edecek onları küstahlıklarıyla başbaşa. Şaşkın şaşkın debelenecekler.
56:02 Kendilerine ciddi olarak iman edin denildiğinde, derler ki: Biz ciddi olarak iman ettik. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında derler ki; Biz sizinle beraberiz. Biz onlarla sadece alay ediyorduk.
54:49 ''Kendileri adam gibi, şu insanlar gibi, iman edin denildiğinde: Derler ki; biz beyinsizler gibi mi inanıyoruz?'' Yani bunu tevriyeli bir manada şu iki manaya gelen bir cevap verirler. 1- Müslümanlara karşı bizde adam gibi inanıyoruz. 2- Kendi yandaşlarına karşı, şu inanan beyinsizler gibi mi inanacağız?
52:57 Fakat dikkat edin, aman ha, kesinlikle iyi bilinki, onlar ortalığı karıştıranlar, fesada verenler, düzeni bozanlardır, lakin farkında değiller.'' Demekki; burada asıl problem, bize karşı iddiaları değil, kendilerinin kendi mahiyetleri hakkındaki yanlış iddialarıdır.
51:50 ''Kendilerine yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman biz yalnız ıslah ediyoruz derler.'' İşgal ederler bir toprağı, ya siyasi olarak, ya askeri olarak, ya kültürel olarak. İşgallerinin sebebini sorduğunuzda ya istikrar getirdiklerini söylerler, ya medeniyet getirdiklerini, yada çağdaşlık getirdiklerini söylerler.
50:42 ''Onları müthiş bir azap beklemektedir. Yalan söylemelerinden dolayı.'' Kendilerine yalan söylüyorlar, gerçekte Allah'ın dediği gibi iman etmedikleri halde, kendilerini iman etmiş zannederek, kendilerine yalan söylüyorlar.
49:56 Onlar içindir, korkunç acı verici azap. İnançsızlık azap değilde nedir? İnançsız insanın binbir türlü korkuların, binbir türlü kaygıların, binbir türlü hüznün, melankolinin, ansiyetenin, binbir türlü ruh hastalığının pençesinde kıvranması azaptan başka birşey değil. İnançsızlık başlı başına bir azaptır.
48:03 Onlar Allah'ı aldatmak isterler, mü'minleri aldatmak isterler. Onlar yalnızca kendilerini aldatmaktadırlar da bunun farkında bile değillerdir. Onların kalplerinde hastalık vardır.
45:02 İki ayette kafirlerin durumunu açıkladıktan sonra münafıklara geçti. Neden bu kadar çabuk? Çünkü onların durumu net.. Asıl tehlikeli olan inanmadığı halde inanıyor gibi görünen. Hatta inanmadığı halde kendisi kendisini iman ediyor zannedenler.
41:00 Bu seferde kafirlerin durumunu ve niçin küfre saplanıp kaldığını söylüyor. Küfre saplanıp kalan kimseler. Onları ister uyar, ister uyarma farketmez. Onlar iman etmezler. Küfre saplanıp kalmış kimseler artık uyarıdan hiçbir pay almazlar. Niçin? Çünkü Allah, onların kalplerine mühür vurmuştur. Ve kulaklarına da mühür vurmuştur. Gözleri üzerinde de perde vardır.
38:49 Ahirete yakin derecesinde iman. Yakini üçe ayırıyorlar.Hakka'l-yakîn, Aynel yakîn, ilmel yakin. Birşeyi bilgiyle bilmek, gözle görerek gözlem yoluyla bilmek, bir şeyi yaşar gibi bilmek. Onlar adeta yaşar gibi ahireti bilirler. İşte ebedi mutluluğa ulaşacak olanlar onlardır.
37:14 O kimseler sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. Burada Yahudileşen İsrailoğullarına ve hıristiyanlaşan İsa ümmetine bir gönderme var. Çünkü onlar, Museviler İsa ve Muhammed peygambere iman etmezler. İseviler ise Peygamberimize iman etmezler. Biz Müslümanlar ise; sadece kendi peygamberimize değil, ondan önceki tüm peygamberlere iman etmeyi, imanın olmazsa olmaz bir unsuru olarak görürüz.
35:32 Kendilerine rızık olarak verilenlerden, Allah için harcayarlar. İnfak sonuna kadar harcamak demektir. Ayeti kerimede, fazlalıklardan harcayanlar değil, işe yaramayanlardan harcayanlar değil, kendilerine rızık olarak verilenlerden diyor.
34:48 Onlar, namazı istikamet üzere eda ederler. İstikamet; 1. Anlamı ibadeti, yalnız Allah için eda ederler. 2. İbadeti, Allahın koyduğu usule uygun yapmaktır. 3. İbadeti, yalnızca ve yalnızca Allah 'ın rızasını gözeterek yapmaktır. Ve ibadeti, başkaları görsün diye yapmamaktır. 4. Kıldığı namazla, hayatında yaptığı diğer eylemler arasında doğrudan bir orantı kurmaktır.
30:18 O muttakilerki, gayba iman ederler. Yani idrak edemedikleri hakikatlerin olduğunu kabul ederler. Hakikati bilmede, sadece beş duyunun ve aklın yeterli olmayacağını bilirler ve idrak ederler. Muttaki öncelikle gayba iman edecek. Hakikatin çok daha geniş, çok daha büyük ve çok daha farklı olabileceğine inanacak.
27:11 Yine bu ayette geçen Muttaki kelimesi Allah bilinci şeklinde çevrilebilir. İttika etimolojik anlamı; korkmak, korunmak, sakınmaktır. İttikayı şeri manaya taşırsak, cehemnnem ile insan arasına engel koymak, Allah ile ilişkiler açılmasın diye şeytanla insan arasına engel koymak. Düşmanla, dost arasına engel koymak.
26:45 Yine ;Bu kitabın muttakiler için bir klavuz, bir rehber, doğru yolu gösteren bir klavuz oluşunda kuşku yoktur. Biçiminde anlaşılabilir. Her iki anlayışta doğrudur.
25:32 La rayb deki rayb kelimesi kuşku anlamına gelir. Bu hangi anlamda anlaşılması gerekir diye sorulacak olursa? Yine bu surenin 23.ayetinde ''Eğer siz kulumuza indirdiğimiz şeyden kuşkulanıyorsanız ,haydi Allah dışındaki şahitlerinizide toplayarak onun gibi bir sure getirin.'' Ayetleri bir biri ile tefsir etmek gerekirse, kendisinden şüphe olmayandan kasıt, bu kitabın kaynağının ilahi olduğundan, şüphe olmayan biçiminde açıklanır.
Güncel Videolar
Müslümanların Akıl Problemi (Feyzullah AKYOL)
Devletin 5 Sütunu
Kartaca Yıkılacak
'Boykot Listesi' ile ilgili Basın Açıklaması
Gel de Bayram Et! - Bayram Hutbesi
ANA SAYFA KÜNYE İLETİŞİM
 ® 2011 -Tefsir Dersi- Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir 

Tasarım ve Kodlama : Canliyayin.ORG